İçeriklerden haberdar olmak, yorum yapmak ve diğer tüm özellikler için oturum açın.
İbâdet-Tevhid-Şirk

İbâdet Nedir?

1844 görüntlenme
3 yıl önce
illiyyuntv
Paylaş

İbâdet, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’nın sevdiği ve râzı olduğu, zâhirî ve bâtınî bütün fiil ve sözleri içine alan kapsamlı bir isim olup, O’nun emrettiği şeylere bağlanmak ve nehyettiği şeylerden de kaçınmak sûretiyle itaatte bulunarak sevgi ve tâzim ile O’na boyun eğmektir.

📌İbâdetler zâhirî ve bâtınî olmak üzere iki kısımdır. İster zâhirî isterse de bâtınî olsun her türlü ibâdet ancak Allâh’u Teâlâ’ya edilir.

Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Allâh’a ibâdet edin ve O’na hiçbir şeyi şirk koşmayın.” (Nisâ Sûresi 36. âyet meali)

📌Allâh’u Teâlâ’dan başkasına ibâdet etmek şirktir. Fâili de âlim yahut câhil, te’vîl ehli yahut nübüvvetin izlerinin silinmeye yüz tuttuğu bir dönemde yaşayan kimselerden olsun farketmeksizin müşriktir.

📌Zâhirî ibâdetler, dil, beden ve malla yapılan ibâdetlerdir. Namaz, oruç, zekât, hac, kurban, adak ve hüküm istemek gibi ibâdetler zâhirîdir.

📌Bâtınî ibâdetler, kalb ile yapılan ibâdetlerdir. Duâ etmek, yardım istemek, sığınmak ve tevekkül gibi ibâdetler bâtınidir.

📌İbâdetlerin Allâh Subhânehu ve Teâlâ katında kabul edilmesinin üç şartı vardır. Bunlar: İslâm, ihlâs ve mutabaattır. Bu şartlar tamâm olmadan yapılan ibâdetler hiçbir kimseden kabul edilmez.

📌İbâdetlerin geçerli olmasının birinci şartı İslâm’dır. Müslüman olmayan bir kimsenin ibâdet cinsinden yaptığı veya yapacak olduğu herhangi bir amel kendisinden asla kabul edilmez.

Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Erkek veya kadın, her kim mü’min olarak sâlih bir amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız ve mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.” (Nahl Sûresi 97. âyet meali)

“Ve kim îmâna küfrederse, gerçekten onun ameli boşa gider ve o Âhiret'te hüsrâna uğrayanlardandır.” (Mâide Sûresi 5. âyet meali)

📌Şirk ve küfür, yapılan ibâdetleri rükünlerine uygun olarak yapılmış olsalar bile geçersiz kılar. Şirk ve küfürden uzak olmayan kimselerin yaptığı hiçbir ibâdet kabul edilmez ve bunlara karşılık olarak mükâfat veya ecir de verilmez.

Allâh’u Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Andolsun, sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: Eğer Allâh’a şirk koşacak olursan, şüphesiz amellerin boşa çıkar ve elbette hüsrâna uğrayanlardan olursun.” (Zûmer Sûresi 65. âyet meali)

“Ve o küfredenler, artık yıkım onlar içindir. Ve Allâh, onların amellerini boşa çıkarmıştır.” (Muhammed Sûresi 8. âyet meali)

📌İbâdetlerin geçerli olmasının ikinci şartı ihlâs yani ibâdetin sadece Allâh’u Teâlâ için yapılmasıdır.

Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Ve Dîn'i O'na hâlis kılan hanîfler olarak Allah'a ibâdet etmeleri ve namazı ikâme etmeleri ve zekâtı vermeleri dışında emrolunmadılar.” (Beyyine Sûresi 5. âyet meali)

Rasûlullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem) ise şöyle buyurmuştur: “Allâh’u Teâlâ şöyle buyurmaktadır: Ben ortakların şirkten en müstağni olanıyım. Kim bir amel yapar, buna benden başkasını da ortak kılarsa, onu ortağıyla başbaşa bırakırım.” Müslim (2985); İbn Mâce (4202)

📌İbâdetlerin geçerli olmasının üçüncü şartı mutabaat yani Rasûlullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in bildirdiği esaslara uygun olarak yapılmasıdır. Aksi halde ibâdet cinsinden yapılan hiçbir amel ibâdet olarak kabul edilmez.

Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Ve Rasûl size ne verirse, artık onu alın ve sizi neden nehyederse, artık ona nihâyet (son) verin (sakının). Ve Allah'a takvâ edin. Muhakkak ki Allah'ın ikâbı (azâbı) şiddetlidir” (Haşr Sûresi 7. âyet meali)

Rasûlullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem) ise şöyle buyurmuştur: “Her kim, dînimizde olmayan bir amel işlerse, işlediği o amel merdûddur.” Buhârî (2697); Müslim (1718)

📌Rasûlullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem)’den sonra dîne ilâve edilmeye çalışılan her amel bid’âttır. Zîrâ bid’ât, sonradan ortaya konulan ve Allâh’a daha çok ibâdet etmek maksadını taşıyan dîn görünümlü bir yoldur.

📌Bid’âtın, hasene ve seyyie gibi kısımları yoktur. Her bid’ât sapıklık ve her sapıklıkta ateştedir. Rasûlullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Sözlerin en hayırlısı Allâh’ın Kitâbı’dır. Yolların en hayırlısı da Muhammed’in yoludur. İşlerin en kötüsü sonradan çıkarılandır. Her bid’ât sapıklıktır. Her sapıklıkta ateştedir.” Müslim (867); Nesâî (1578)

📌İbâdetler, ancak Kur’ân ve Sünnet’ten bir delîl ile sâbit olur. Aklın bunda hiçbir payı yoktur. Kur’ân ve Sünnet’ten delîli olmayan şey, ibâdet olarak kabul edilmez. Kendisiyle de hiçbir sûrette amel edilmez. Rasûlullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim, dînimizde olmayan bir şey ihdâs ederse (uydurursa), ihdâs ettiği o şey merdûddur.” Buhârî (2697); Müslim (1718)

Benzer Yazılar