
Sevri'nin yeğeni Hafs b. Amr'ın bildirdiğine göre Sufyân, Abbâd b. Abbâd'a şöyle bir mektup yazdı:
“Sen, Rasûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ashâbının yetişmelerinden Allah'a sığındığı bir zamanda yaşıyorsun. Bizde olmayan ilim ve öncelik onlarda vardı. Biz o zamana ilim azlığı, sabır azlığı, hayra yardım edenlerin azlığı, insanların bozulduğu ve dünyanın sıkıntılı olduğu zamana yetiştiğimizde halimiz ne olur. Sen sahâbenin gittiği yolda ol ve ona tutun. Tanınmamaya gayret et; çünkü bu zaman tanınmama zamanıdır.
Uzlete ve insanlarla beraberliğini azaltmaya bak. Daha önce, insanlar karşılaştıkları zaman birbirlerinden faydalanırlardı. Şimdi o insanlar gittiler. Gördüğümüz kadarıyla bugün kurtuluş, insanlardan uzaklaşmadadır.
İdarecilere yaklaşmaktan ve herhangi bir şeyde onlarla beraber olmaktan sakın. Sakın, “Bu adam yardımcı oluyor, mazlumu savunuyor veya zulme mâni oluyor” desinler diye aldanma. Bu, İblis'in aldatmasıdır. Kötü Kur'ân hafızları kimseyle kötü olmamak için İblis'in bu tuzağına düştüler. Şöyle denirdi: “Câhil âbidin ve kötü âlimin fitnesinden sakının. Çünkü bunların fitnesi, her meftunu yoldan çıkarır.”
Bir mesele ve fetvayla karşılaştığın zaman onu değerlendir ve kimseyle rekâbet etme. Sakın insanların, sözleriyle amel edilmesini seven veya sözlerinin yayılmasını ya da dinlenmesini isteyen, dinlenmediği zaman ise bu yüzünden belli olan kimselerden olma.
Liderliği sevmekten sakın. Kişi için liderlik altın ve gümüşten daha sevimli olur; ama liderlik kapısı kapalı kapıdır. Ancak onu âlimlerden basiret sahibi olanlar görür. Nefsini kontrol et ve niyetle amel et. Bil ki, insanlara öyle bir şey yaklaştı ki kişi ölmeyi arzu etmeye başladı. Vesselam.”
(Ebu Nuaym el-Esbahânî, Hilyetu'l Evliyâ ve-Tabakâtu'l Asfiyâ)